BAŞBAKANA AÇIK MEKTUP | Urla Telgraf



BAŞBAKANA AÇIK MEKTUP

08 Åžubat 2010 Yazan Kalem  
Kategori ARŞİV, URLA'DAN

Sayın Başbakanım, son günlerde bir açılım furyası dolaşıyor ortalıkta her taraf toz duman. Açılanlar ortalığa saçılıyor, göz gözü görmüyor. Her taraf allak bullak. Şimdi sizden benimde bir isteğim olacak, hazır işe başlamışken şu ULAMA’larınızı toplayıp 1400 yıl evvel gönderilmiş hak dinimizin kitabı olan KURAN’I tamamen Türkçeleşmiş hale ve ülkemize özgü dinde reform anlamında çağdaş ibadet anlayışına uygun bir şekle getirip bütün dünya İslam âlemine örnek olup, ülkemize gıpta ile bakmalarını sağlamanızdır.
Bunları sizler çağdaş bir ülkenin başbakanı olarak ve din eğitiminden gelmiş bir kişi olarak atayacağınız din âlimleriyle birlikte pek ala bir şekle getireceğinize inanıyorum. Sizleri Başbakan olarak hafızalarda iz bırakmanızın ötesinde dünya REFORMİST ler klasmanında görmek istemimdendir bu isteğim. Lütfen talebime önem veriniz. Bu istem inanıyorum önemli bir kitlenin beklentileridir.
Bunlar neler olmalıdır diye sıralarsam en başta ezanın Türkçe okunup, TANRI ULUDUR, TANRIDAN BAŞKA TAPACAK YOKTUR haykırışlarıyla halk camilere davet edilmelidir. Bu istemim ATATURK zamanında uygulanmış ve halkımız bu durumu hiç yadırgamamıştır. 1950 yılında dönemin siyasi erki isteyen Arapça da okur diye kapı araladığından, o günden günümüze Arapça olarak ulaşmıştır. Yine ÜST DİN BİLİM adamlarının uygun görmeleri halinde cami içleri diğer din ibadet evlerinde olduğu gibi dizayn edilip, oturularak YÜCE VARLIGIN önünde vicdan muhasebesi yapıp benim gibi tansiyon hastaları da kendilerini sağlık yönünden riske atmadan ibadetlerini yerine getirmiş olurlar. Verilecek vaazları günümüz insanları haz ve şuhu içinde dinleyeceklerdir. Böylelikle halkımız ve misafirinizde olduğu gibi yırtık çorapları görülmemiş olacaktır.
Sayın Başbakanım çağrınızın insanlarının yaşam tarzları değişti, biliyorsunuz artık insanlar yerlere oturmuyor, hatta WC de dahi oturaklısını tercih ediyor, hal böyle olunca ben gözlemliyorum camilerde elli yaşın altındaki insanlar vaazları zor tamamlıyor ve kendilerini dışarıya dar atıyorlar. Bunlar bilinen gerçekler. On üç yaşında giyilen giysiler bizlere nasıl dar geliyorsa 1400 yıl evvelki din kuralları günümüz insanına dar geliyor. Günümüzde zaman vazgeçilmez değerler içinde, beş vakit namazı zaman açısından insanlarımızı hırpalıyor veya uygulanmıyor, bunları hep yaşıyoruz
Fettullah GÜLEN Efendi ABD’ye göçmezden çok evvel yani İzmir kestane pazarı Camii imamı iken bir vesileyle kendisiyle grup toplantılarının binsinde bulundum. Herkes gibi benimde sorularım oldu, cevaplayamadı KURANDA bunun cevabı yok dedi, geçiştirdi. Günümüz insanı yaşadıklarını sorguluyor, sorum, kutuplarda yaşayan Müslümanlar beş vakit namazlarını nasıl kılacaklar. Güneşin doğuşu ve batışına göre sistemleştirilmiş ibadet orada üç ay gündüz ve gece olunca namazlar nasıl kılmayacak veya Âdem ile Havva’nın rengi siyah mı, beyaz mı? İşte bunlar gibi sorulan açığa çıkaracak, AÇILIM gerekiyor sayın başbakanım vereceğiniz bir direktifle ULAMALAR toplanacaklar Dinimizi çağdaş, anlaşılabilir ve kolaylanmış hale getirecekler ve sizlerde ABİDELEŞECEKSİNİZ Sayın Başbakan bunu sizden bekliyorum sizin gücünüz bu reforma yeter de artar bile. İnsanoğlu İSLAMİYET’TEN bu tarafa çok aşama geçirdi fakat sahip olduğu din ayni kaldı. NİZAMI CEDİT size yakışır saygılarımla efendim.

Ertan Sayar

Yorumlar



Yorum yapma kapalı.