Sevgili CHP’liler,

08 Şubat 2010 Yazan Kalem  
Kategori ARŞİV

Bir insan düşünün ki sağ partiden partimize gelmiş ve bana göre, kaydını yaptırmasına rağmen henüz partili olamamış:
O insan ki çeşitli hizmetler karşılığı parti yönetimine gelmiş, ama geldiği sağ partinin parti ruhunu da özünü de CHP’ye yansıtmaya çalışmaktadır.
Oysa burası CHP. Bulunduğun yerle geldiğin yer her yönüyle çok farklı. Özü itibarı ile parti yapısı ile Demokrasiyi algılayışı ile laiklik, milliyetçilik ve hukuk anlayışı ile tamamen farklı. Çünkü CHP de demokrasi ve Hukuk temel ilkedir.
CHP; ezilen halkın, işçinin, memurun, köylünün ve yoksul kesimin sözcüsüdür. Senin geldiğin parti ise komprador burjuvazinin, sermayenin savunucusudur. CHP de biat yoktur, eleştiri-özeleştiri vardır. Senin geldiğin yerde biat vardır körü körüne itaat vardır. Demokrasi yoktur. Çünkü mayasında emek yoktur, sermaye vardır. Onlar emeğiyle geçinen insanların çıkarını değil ağababalarının çıkarını yani bir avuç sermayenin çıkarını savunurlar. Sakın CHP’yi bunlarla karıştırma, hele de tarihi köklerine inersek çok daha şeyler anlatabiliriz.
Dinle kardeşim, demokrasilerde eleştiri-özeleştiri temel kuraldır. Doğrular, eleştiri ve özeleştiri sonucu ortaya çıkar. Yapılan eleştirilere, web sitelerinde saygısızca ve seviyesizce yanıt veriyorsun. Parti ahlakı ve parti etiğiyle asla bağdaşmayacak bir tavır. Bu tavır ve düşünceleri ve buna sessiz kalan yetkilileri kınıyorum. Bu ve buna benzer düşünce ve tavırlar sonucu küskünler-kırgınlar ve hatta kopmalar oldu.
Yönetime sesleniyorum. Az olsun bizim olsun anlayışı “Hele ülkenin bugün içinde bulunduğu koşullar dikkate alınırsa” partiyi bitirir. Bırakın küskünler-kırgınlar yaratmayı, bütün halk kesimlerini nasıl kucaklamalıyız, onların sorunlarına nasıl çözüm bulabiliriz, ülkenin içinde bulunduğu çıkmazdan nasıl çıkabiliriz bunların hesabını yaparak politika üretmeliyken…
İşte, gerek Urla gerekse de Urla Belediyesi’nin sorunları hepimizce bilinmektedir. Yönetimsel anlamda Belediye ile yaşanan olumsuzluklar seçimden bu yana hala giderilememiştir. Bu olumsuzlukların biran evvel giderilmesi ve yeniden birlikteliğin sağlanması gerekir ki bu görevde ilçe yönetime düşmektedir. Bazı hayallerin peşinde koşmak kimseye yarar sağlamadığı gibi Urla’nın sorunlarına da çözüm getiremez. Seçim sürecinde yaşanan olumsuzluklara rağmen halkın %46 oranındaki desteğini olumlu yöne kanalize etmek başta yönetimin görevidir. Demokratik kitle örgütleri, mesleki kitle örgütleri ile dernek ve sendikalarla görüş alış-verişinde bulunarak ortak çözümler üretmek ve ortak destek sağlayarak Urla’yı ve bir örnek oluşması düşüncesiyle, ülkemizi ekonomik –sosyal ve siyasal açıdan daha ileriye taşımak, bilgi-beceri ve dayanışmayı sağlamak zorundayız.
Ülkemizin bir nevi işgal altında olduğunu unutmamak gerekir. Dikkat edilirse yabancıların eline geçmedik LİMAN-TERSANE-BANKA-FABRİKA –KURUM ve KURULUŞ kalmadı. Bu İşgal değil de nedir? Tüm bu yapılanlar Uluslararası Emperyalizm yani ABD ve yerli işbirlikçilerin projesidir. Bu proje, ekonomik-sosyal-siyasal ve ulusal bağımsızlığını yok etme planıdır.
Yönetimiyle, kadın kolları ve gençlik kollarıyla ve tüm üyeleriyle birlikteliği sağlamanın yollarını irdelemeliyiz. Eleştiri ve özeleştiriye demokratik kural ve ölçülerde evet, ama saygısızlığa ve düzeysizliğe hayır!

Vahap Bozkuş

Yorumlar


1 Yorum yapılmış "Sevgili CHP’liler,"

  1. Ertan SAYAR demişki 11 Şubat 10 13:12 

    Sayın Vahap BOZKUŞ; Yukarıdaki seviyeli yazınızı okudum,sizi kutluyorum.CHP camiası sizler gibi kültür seviyesi yüksek,
    halk adamlarının omuzlarında yükselecektir.Bu konumunuzu her
    aşamada CHP Urla teşkilatı içinde örnek alınacak şekilde değer-
    lendirileceğinizi biliyorum ve gelecekte CHP bilgi birikimi ve
    temsil yeteneği güçlü insanlarla yönetileceğine inaniyorum.