BUKALEMUN HAYVANI
30 Temmuz 2009 Yazan Kalem
Kategori ALİ TÜRKHAZ, GUNDEM, YAZARLARIMIZ
Comments Off

Latince adı “chamaeleonidae”ise de aslı Arapça’daki “bû galamün” den gelir. Çok sevimli ve yavaş hareket eden, dilinin uzunluğu boyunun iki misli daha fazla olan bir sürüngendir bukalemun hayvanı.
Ona hayvan eki’ni takmak zorundayız. Çünkü insan kılıklı bazı yaratıklarla karışmasın diye öyle başlık attık. Aslının Arapça´dan gelmesine bir diyeceğimiz yok ta, duygularına göre sarıdan siyaha kadar her renge dönüşebilmesi, gözünün “biri kalk gidelim” derken öteki “biraz daha kalalım” der gibi birbirinden ayrı işlev görmesi, dilinin yapışkan, derisinin kalın, sevimli ve zararsız gibi görünmesine karşın bazen zarar verebildiği, iki ve daha fazlasının bir arada görülmediği, tek başına yaşamayı sevdiği, kol ve bacaklarının bile gövdelerinden ayrı hareket edebildiği gibi özellikleri bulunan Allah´ın bir yaratığı işte.
Dünyada en çok Afrika, Hindistan ile Madagasgar’da, ülkemizde ise daha çok Ege ve Akdeniz’in sahil kesimlerinde bulunduğu gelen bilgiler arasında.
Bir de iç kesimlerde yaşayan, zamanla geldikleri ortamları unutan ve varoluş nedenlerine aykırı davranışlarla lüks ve konfor içinde sömürerek yaşayan bazı yaratıklar var. Bunlar Madagaskar Adasının her bölgesinden gelen, bulunduğu ortama uyum sağlayıp, her renge girebilen kişiliksiz ve nitelikli dolandırıcılardır.
En yüksek iç kesimlerde bile bir bakmışsınız at, bir bakmışsınız kuş yada kurt, çok oklu kirpi, arı kılığında zirvelerde hava atar, korku salgılar, sevgi-saygı sunarlar. İçlerinden de alay ederler.
Bunların dünyaya geliş nedenleri hava atmak, caka satmak, bulunduğu ortama uyarak bulunduğu yerde rahat yaşamak, çevresinde bulunan öteki yaratıklardan farklı görünerek yaşam sürmektir.
Özetle bir bukalemun hayvanı gibi ömür tüketmektir. Düştüğü aşağılık durumun ayracında olmaz bu yaratıklar. Çevrenize özenle bakarsanız onları görebilirsiniz kolayca.
BAK ŞU KONUŞANA: TUZ KOKMUŞ’MUŞ
30 Temmuz 2009 Yazan Kalem
Kategori ALİ TÜRKHAZ, YAZARLARIMIZ
Comments Off
Tuz kokalı yıllar oldu.
Yürütme Erk’i yargı erk’inin bağımsızlığının uçkuruna el atalı beri doğan çocuklar askere gitti ve dönmesi yakınlaştı.
1980 darbesinden önceki Anayasa’nın belki ender olumlu maddelerinden biri Yargıçlar ve savcıların özlük işleri iki ayrı bağımsız kurul tarafından yürütülmekteydi.
Savcılar Yüksek Savcılar Kurulu, Yargıçlar Yüksek Hakimler Kurulu adlı sayıları 30′u bulan yüksek dereceli yargıçların oluşturduğu bağımsız bir kurul’du.
Hele hele yargıçlar kurulunun yargıçların çeşitli görev ve yetkilerine ilişkin olarak kurulmuş birçok alt kurulu bile bulunmaktaydı. Teftiş kurulu bile vardı.
Atamaları kurullar ayrı ayrı hazırlar.,üçlü kararname denilen bir onay sistemi ile yürürlüğe girerdi.
Yüksek Savcılar Kurulu’nun başkanı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı idi. Yüksek Hakimler Kurulu başkan ve üyeleri ise Yargıtay Genel Kurunca seçilirdi.
12 Eylül döneminin ilk icraatlarından biri bu kurulların kapatılması oldu.
O sabah Adalet Bakanlığı makamında bir albay oturmuş ve Adalet Bakanlığı müsteşarlığı tüm merkez ve taşra Adalet teşkilatlarına yıldırım telgrafla “SIKIYÖNETİM KOMUTANLARININ EMRİNE GİRİNİZ” talimatı ulaşmıştı.
İzleyen günlerde yargıç be savcıların askeri kişilerce gözaltı hatta tutuklanması olaylarına bile tanık olmuştu. Bir SYNT Komutanının iki satırlık yazısı ile kıdemi ve mevkii ne olursa olsun yargıç ve savcılar çok kötü ya da çok iyi görevlere atanabiliyorlardı.
1982 Anayasası yargıç ve savcıları bir çatı altında birleştirirken onların bağımsızlık haklarını ve tarafsızlık ilkelerini cımbızla çeker gibi çekmiş, bunun için oluşan kurula biri Adalet Bakanı öteki de müsteşarı olmak üzere iki üye atamıştı. Kurulun başkanı Adalet Bakanı idi. Yargı ilk kez işte bu noktada
Bir darbe yedi. Başlangıçta Adalet Bakanlığına genellikle Yüksek yargıda görev yapmış olan emekli kişiler (Cevdet Menteş, Kazım Akdoğan vb.)atandığı için bu baskı pek hissedilmesi. Ama Özal döneminden itibaren siyasal iktidar bu kuruldaki ağırlığını hissettirmeye başladı. BİRİRNCİ SINIFA AYIRMA, Yargıtay üyeliği, Danıştay üyeliği, Anayasa Mahkemesi üyeliklerine seçilmede bile iktidar tuzu kokutmaya başlatmıştı. Bir başbakan’ın eşi (AKBULUT)Anayasa Mahkemesine üye seçilirken pek önemsememiştik. Eşleri türbanlı yargı personeli yüksek makamlara atanırken de. Bunlar toplasa toplasa iki elik parmakları kadardı 200 Yargıtay üyesi içinde.
Taşrada da “takunyalı hakim-savcı” denilen kavram içindeki yetkililer de olsun olsun bunun beş katı ve herkesçe bilinmekteydi.
Ya şimdi?
Bırakın devrimci, yurtsever, ilerici, sosyal demokrat yada liberal, kaç yargıç ve savcı kaldı tarafsız diyebileceğimiz? Korku imparatorluğu sardı tüm yargı camiasını. Son kararname ve sonraki Adalet Bakanı ile iktidar partisi sözcülerinin tuzun koktuğu kehanet(!) i dolu sözleri birer kokmuş tuz yığını nı andırıyor. Tuz zaten kokmuştu yıllar önce siz bu kokmuş tuzun üzerine çişimizi yaptınız sadece.
Ama büyük abdestin bedeli biraz daha farklı olur. Dikkat edin bunu da yapacaksanız eğer. Siz de kokarsınız ve tuzu kokutursunuz ama yanınıza kimse yaklaşamaz kötü kokularınızdan.
*Eski Bir Yargıtay Mensubu
YÜKSEK GERİLİM HATLARINA İTİRAZ
Mühürlü maden sahası için ‘kamu yararı’ kılıfı kullanılıyor; kazı çalışmaları yapılıyor.
Cumhuriyet- İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından mühürlenen Efemçukuru’ndaki TÜPRAG’a ait altın madenine enerji iletim hattı kurulması için, 1. derece sit alanları üzerinde kazı çalışması yapıldığı belirtildi. Gediz Elektrik AŞ’nin “kamu yararı” adı altında hattı kurmaya başladığı belirtilirken, Güzelbahçe Belediyesi, firmayı İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na şikâyet etti. Aynı alanda İzmir Büyükşehir Belediyesi rekreasyon alanı yapmak istemiş ancak “kamu yararı olmadığı” gerekçesiyle izin alamamıştı.
Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce’nin imzasıyla kurula gönderilen yazıda, ilçe sınırlarındaki Yelki Koçadağ bölgesinde kazı çalışmalarının belirlendiği, konuyla ilgili izin alınıp alınmadığı soruldu. Söz konusu çalışmalarla ilgili kendilerine acil bilgi verilmesini isteyen belediye, sit alanı içinde kalan orman içinden geçen hat güzergâhının, mevcut yüksek gerilim hattına çok uzak olduğuna dikkat çekti.
Doğal denge tehlikede
Gediz AŞ’nin geçen günlerde kaymakamlık aracılığıyla güzergâh üzerinde bulunan özel mülklerin kimlere ait olduğunu yazıyla sorduğunu belirten Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce, “İzmir Büyükşehir Belediyesi 571 bin metrekare alanda rekreasyon alanı, göletler ve basketbol sahaları yapmak istedi. Buna, sit alanı içinde yer aldığı için izin vermediler. Bakalım bu durumu nasıl açıklayacaklar? Buraya kadastro çalışmaları yapılan alanın dışında başka bir güzergâh kullanılarak Urla’dan hat çekiliyor. Orman alanından geçtiği için doğal denge de bozulabilir. Kamu yararı mı değil mi hep birlikte göreceğiz” diye konuştu. Hükümetin altın madeninin sonuna dek arkasında olduğunu burada da gösterdiğine dikkat çeken İnce, “Madenin işletme ruhsatı olmamasına karşın gelecek yıl çalışmalara başlayacağı her yerde açıklanıyor. Hükümet ve neredeyse tüm kamu kurumları bu madenin çalışması için seferber olmuş gibi davranıyor. Maden şu anda mühürlü olmasına karşın kazıların yapıldığı da kulağımıza geliyor” diye konuştu.
www.cumhuriyet.com.tr’den alınmıştır.
EHLİYETSİZ MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜ 2 KİŞİYİ YARALADI
Urla Zafer Caddesinde hızla gelen ehliyetsiz motosiklet sürücüsü M. Ç. (32) ‘ın karşıdan karşıya geçen Fatma Erslan ve kızı Aydanur Eraslan çarparak yalanmasına neden oldu.
Motosikletin plakasız, sürücü Mustafa Çoban’ın ehliyetsiz olduğu öğrenildi. Çoban’ın kaza sonrasında olaya tanık olan halk tarafından herhangi bir şiddette maruz kalmaması için emniyet ekiplerinin aracında tutulduğu, halkın Çoban’a tepkili olduğu gözlemlendi.
Yaralılardan Aydanur’un kanaması olması nedeniyle vatandaşlar tarafından Urla Devlet Hastanesine, ambulans beklenmeden kaldırıldı, hareket edemeyen Fatma Eraslan ise 112 acil Servisi ile Urla Devlet Hastanesine sevk edildi.
Sürücü Mustafa Çoban emniyet ekipleri tarafından gözaltına alınarak Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.
KARAYOLU YAPIMCI FİRMASININ BÜYÜK İHMALİ

MOTOSİKLETLİ SÜRÜCÜ KANALA UÇTU, 1 YARALI
KARAYOLU YAPIMCI FİRMASININ BÜYÜK İHMALİ
Urla Kalabak’ta yapımı devam etmekte olan Güzelbahçe-Urla karayolunu genişletme çalışmaları için yola dikey şekilde kazılan su kanaletine motosikletli sürücü Çağrı Karataş (18) motosikleti ile uçtu.
26.07.2009 günü sabaha karşı 03.50 de olan kazada yaralanan Çağrı Karataş, cep telefonu ile yakında bulunan ve çalıştığı işyeri olan Beygua Restaurant’ı arayarak arkadaşlarını yardıma çağırdı. Olay yerine gelen mesai arkadaşları tarafından kanaletten çıkartılan Karataş, 112 acil servis tarafından Urla Devlet Hastanesine götürüldü. Yapılan ilk muayenesinde kalçasında açık yarası ve kanaması olan genç sürücünün belden aşağısında uyuşma olduğu anlaşıldı.
Güzelbahçe Trafik denetleme şube müdürlüğünce, yol inşaatının yapımcı firmasına, yol yapım çalışmaları sırasında gerekli güvenlik önlemlerini almadıkları ve gerekli işaret ve işaretçileri kullanmadıkları için tutanak tutulduğu edinilen bilgiler arasında.
BAŞSAVCI GÜNDOĞDU KADIKÖY´E SÜPER SAVCI MURAT GÖK SAMSUN´A ATANDI
30 Temmuz 2009 Yazan Kalem
Kategori GUNDEM, TÜRKİYE HABERLERİ, URLA'DAN
Comments Off
Urla kamuoyunun tepkisine yol açan ve yargıç Alev Menteş´in Eyüp, Ertan Kıyak´ın ise Diyarbakır´a atanması ile sonuçlanan yargıçlar kararnamesinden sonra sancılı geçen 200 kişilik ek kararname ile Urla Cumhuriyet Başsavcısı Rıdvan Gündoğdu Kadıköy Cumhuriyet savcılığına, bu savcı ile bir süre çalıştıktan sonra Özel Yetkili İzmir Cumhuriyet Savcılığına atanmış olan Murat Gök Samsun Cumhuriyet savcılığına atandı.
Son atamalardan sonra Eyüp ve Diyarbakır yargıçlıklarına atanan Menteş ve Kıyak´ın bizce uğradığı haksızlıktan sonra Gündoğdu için Kadıköy Cumhuriyet savcılığı,Gök için de Samsun Cumhuriyet savcılığı bir dinlenme, düşünme ve deneyim kazanma yerleri olduğunu düşünmekteyiz. Meslekte Eyüp – D.bakır yoğun, Kadıköy ve Samsun mola yeridir.
YİNE BİRİNCİ, YİNE UĞUR

Uğur Dershanesi Urla Şubesi Öğrencilerinden Yankı Özdoğan, sayısalda Urla birincisi oldu. Çalışma yöntemleri ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz Yankı, “sınava çok soru çözüp ezberleyerek değil, sürekli yorum yaparak ve aklımı kullanarak hazırlandım, zaten bu yaklaşım dershanede bize sürekli tavsiye ediliyordu.
Birinci tercihime ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği yazdım, kesin kazanırım, ayrıca ilk 4000´e girdiğim için ODTÜ Demiray Yurtlarından öncelikli yararlanma hakkı kazandım bu nedenle de çok mutluyum.
Dershaneme, aileme ve tüm öğretmenlerime teşekkür ediyorum.´´ dedi.
Dershanede öğrencisini kutlayan kurucu Hakan Alabalık “tüm branşlarda birincilikleri toplamanın gururunu yaşıyoruz, diğer birincilerimiz henüz tatilde onları da bekliyoruz. 6 ve 7 SBS´lerin açıklanmasıyla başka birincilerimizde olacaktır. Emeği geçen tüm öğretmenleri, çocukları ve ailelerini kutlarım.´´ dedi.
URLADAN SAMİME SANAY GEÇTİ
type="application/x-shockwave-flash">
/>
Devlet sanatçısı Samime Sanay Urla’da, 16 Temmuz 2009 gecesi Hayvanları Koruma Derneği yararına verilen konsere iştirak ederek Urla Hakan Çeken Kültür Merkezinde sahne aldı.
URLA ROTARY KULUBÜN DE 2009-2010 DÖNEMİ DEVİR TESLİM TÖRENİ

Urla Rotary kulübünde 2009-2010 dönemi için Çeşme Ontur Otelde yapılan toplantıda başkanlar devir teslim töreni düzenlendi.
Dönem Başkanlığına seçilen Hamdi Çoban gazetemiz muhabirine yaptığı açıklamada: “Önümüzdeki dönemde Urla Gülbahçe’de anaokulu açacağız. Rutin sağlık taramaları ve okullarda diş taramaları yapacağız. Okullara fotoselli musluklar koyarak su tasarrufuna katkıda bulunacağız. Urla Halk Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa okuma yazma kursları düzenleyeceğiz. “Toplum Liderleri Geliyor” Projesi ile Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesindeki öğrencilere liderlik eğitimi vereceğiz. Ayrıca Urla ile ilgili yararlı projeler geliştirilerek gelecek dönemlerde uygulamaya koyacağız dedi.
KABOTAJ BAYRAMI KUPASI YELKEN YARIŞLARINA URLA DAMGASI

4 – 5 Temmuz 2009 tarihinde Göztepe Kulübü’nün ev sahipliğinde yapılan yarışlarda Urla’lı sporcular büyük başarı kazandı. 47 sporcunun kayıtlı olduğu Optimist sınıfında dağıtılan 11 madalyanın 6’sı Urlalı sporcularımız tarafından alındı. Sonuçlar şöyle:
Genel Sıralama:
1. Can Akdurak – Solo Yelken
2. İbrahim Balanlı – Urla Optimist S. K.
3. Ege Üret – Urla Optimist S. K.
4. Beste Kaynakçı – Urla Optimist S. K.
5. Jonas Can Şendil – Urla Optimist S. K.
Bayanlar:
1. Beste Kaynakçı – Urla Optimist S. K.
2. Saliha Yılmazçelik – K.S.K.
3. Gülce Tulçalı – Solo Yelken
Junior:
1. Kerem Balanlı – Urla Optimist S. K.
2. Doruk Taneli – Çeşme Yelken S.K.
3. Sevindik Batukaya – İzmir Türk Koleji Yelken Kulübü


