GERÇEKLERİ ÖĞRENECEĞİZ
07 AÄŸustos 2010 Yazan GOXEL
Kategori ERTAN SAYAR, YAZARLARIMIZ
Saygıdeğer halkım dün bir dostumdan belge niteliğinde mektup aldım. Bu mektup Günümüz TÜRKİYE’Sİ nin gerçekleri ne kadar bildiğini sorgulayacak kadar bana göre önemli. Biliyorsunuz TRT 1 de ALİ ADNAN MENDERES belgeseli olarak yayınlanıyor. O belgeselde eksik kalanları tamamlar düşüncesiyle bana gelen MEKTUBU sizinle paylaşıyorum.
BİR PİLOTUN DİLİNDEN MENDERES – BAYAR DÖNEMİ
HV. PLOT HÜSEYİN AVNİ GÜLER (Yaşanmış olay)
Atatürk bir gün İsmet paşa’ya demiş ki: Biz istiklal mahkemelerinde İMAMLAR astık, şu şu rezaletleri yok muydu? VARDI. Bütün rezaletleri unutuldu ama asıldıkları unutulmuyor.
Bizim de kusurlarımız unutulmuyor. Bugün 60 yaşından küçük insanlar YASSIADA davaları
Hakkında bir şey bilmiyor, Çünkü dava dosyaları yayınlanmadı. Belki bu ikaz, yetkilileri uyandırır.27 MAYIS 1960’tan 6 OCAK 1961 tarihine kadar ülkeyi milli birlik (MBK)
Komitesi yönetti.6 Ocak tan itibaren Kurucu Meclis(Temsilciler Meclisi+Milli Birlik Komitesi Ülkeyi yönetti. Şayet Yassı ada davalarından sonra infaz edilen ÜÇ İDAM kararının onayı MBK değil de Kurucu meclise verilseydi, bahis konusu ÜÇ İDAM infaz edilmeyebilirdi. Biz 27 Mayısçılar da (Kansız bir ihtilal) diye daha övünçlü bir devrimden söz ederdik.
Ben 27 Mayıs 1960 Devrimi örgütüne 1958 yılında girdim. Sekiz yıllık evli idim, rütbem üç yıllık yüzbaşı idi. BENİ 27 Mayıs gizli örgütüne iten birkaç olayı anlatmak
İstiyorum.
1¬¬-)1958 yılında Lübnan’da Müslüman Araplarla Hıristiyan Araplar arasında savaş çıkmıştı. Celal BAYAR ve MENDERES yönetimi, LÜBNAN’A silah ve cephane yardımına karar vermişti. Ben Ankara ETİMESGUT 12.Hv. Üs Komutanlığında uçucu seyrüseferci Yüzbaşı olarak görevliydim. Üssümüz C-47 Bakata uçakları ile görev yapıyordu.
Ben LÜBNAN’A yedi sefer (Sorti) uçtum. Her uçuştan önce uçağımız kapalı sandıklarla yükleniyor, ilk yüklemelerde o zamanki Dışişleri Bakanı FATİN RÜŞTÜ ZORLU meydana geliyor, uçağın yüklenişine nezaret ediyordu. Kapalı ve büyük sandıklardaki yükümüzün ne olduğunu biz bile farkında değildik. Çünkü bilgilendirilmedik.1958 yılında KIBRIS İngilizlerin elindeydi. Uçağımız Kıbrıs üzenden geçerken İngiliz Jetlerine parola veriyor ve gidip BEYRUT havaalanına iniyorduk. Uçak ekibine birer sandviç ve kola veriyorlardı, uçağımız yakıt ikmali yaptıktan sonra o gece üssümüze geri dönüyorduk. SONRA bir uçağımız Beyrut havaalanı Müslüman Arapların eline geçtiği sırada alana indiğinde uçağımız enterne edildi ve uçak ekibi tutuklandı. Sonradan başka bir görevde şehit olan Bnb. Rıza KALAYCIOĞLU ve ekibi, iki ülkenin anlaşması sonucu ülkeye getirildi.
Bu olaydan sonra Celal BAYAR ve MENDERES milliyetçi, mukaddesatçı ve Müslüman yönetimi tarafından LÜBNAN’DA Müslümanlara değil de Hıristiyanlara Türkiye’den 85 uçak dolusu SİLAH ve CEPHANE götürdüğümüzü ve bilmeden onların günahına alet olduğumuzu da öğrenmiş olduk. O silahları, mermileri kullanan Hıristiyan Araplar belki de binlerce Müslüman öldürmüşlerdir. Beni oyunlarına alet eden o kimselere ben şimdi LANET ediyorum. Ama ben ANIT MEZARLAR da yatan o kimselerin bu durumunu milletime ARZ ediyor ve yalan söyleyerek ne mal olduklarını açıkladığım için pişmanlık duymuyorum. Sonradan bu olayın Büyük Millet Meclisinden geçmediğini, hatta bakanlar kurulunun kararı bile olmadığını öğrenmiş bulunuyorum. Gene bu olayın gerçek olup olmadığını öğrenmek isteyenler için bu görevi yapan havacı arkadaşlardan sağ olanların isimlerini veriyorum: Hv. Plt. Kd. Alb. Ahmet ÖZSUNGUR, Havacı Uçucu Seyrüseferci Kd.Alb. Nevzat BALABAN ve Abdül AKSAL. Daha detaylı bilgi isteyenler Hv.Kv.Komutanlığına başvurabilirler.
2-)Gene Celal BAYAR-MENDERES yönetiminin son senelerde dış ülkelerden Kredi alınamadığı için 1950 seçimlerinden sonra İsmet paşanın hazinede biriktirdiği 128(Yüz yirmi sekiz)ton altının çoğunu dışarıya rehin vererek kredi alması meselesi, bu olayın da Meclisten ve Hükümetten geçmiş olması gerekirken bize bilgi vermeden yükümüzün ne olduğunu bilmeden LONDRA’YA 2 (İki) tondan fazla ALTINI götürdüğümüzü ve uçaklar dışında gemilerle, trenle ve tırlarla100 (Yüz) ton kadar altının dış ülkelere rehin gönderildiğini biliyorum.27 Mayıs ta Maliye Bakanımız Büyük insan Kemal KURDAŞ, Takriben 96 (Doksan altı) ton altını geri getirtti. Sayın KURDAŞ, tasarruf bonoları çıkararak memur ve işçilerden alınan paralarla bu görevi başardı.
3-) Ayni mukaddesatçı, Müslüman BAYAR ve MENDERES ekibi, CEZAİR’de Fransızlara karşı bağımsızlık savaşı veren Müslümanları değil de Fransızları desteklemişti.
Böylece halka dindar olduklarını her fırsatta söyleyerek onları bu günkü iktidar gibi aldatan bu insanlara devletin parasıyla ANITMEZAR lar yapılıyor. Bütün Türkiye düşmanları şimdiki yöneticilerin seçim kazanması için çalışıyorlar
EY GEÇMİŞTEKİLER VE ŞİMDİKİLER SİZ KİMDEN YANASINIZ…
Mektup böyle bitiyor. TAKDİRLERİNİZE sunuyorum. Saygılarımla…
Ertan SAYAR 31 TEMMUZ 2010


