Edebiyatımızda İlk’ler
07 Ağustos 2010 Yazan GOXEL
Kategori MUHSİN DURUCAN, YAZARLARIMIZ
“Edebiyatın en tatlı kıvançlarından biri, tanımadığımız kişilerde bir yakınlık uyandırmaktır.”
– Gustave Flaubert
Bireyin duygu, düşünce ve hayallerini ya¬zılı veya sözlü olarak en güzel anlatma sanatına edebiyat ya da yazın diyoruz.
‘Edebiyat’ söz¬cüğü, yüzyıllar boyunca güzel ahlak, dil bilimleri, dinsel konular dışından kalan bilimleri anlatan ve bugün ‘yazın’ anlamında kullanılan bir kavramdır.
Tanzimat döneminden önce edebiyat kurallarını öğreten bilime ‘ilm-i edeb’, nazımla oluşturulan yapıtlara “şiir”, nesirle oluş¬turulanlara ise “inşa” denilirdi.
Yazınımızda ‘edebiyat’ sözcüğünü bir sanat türünün adı olarak ilk kez Şinasi kullanmıştır.
Edebiyat, yaşantımızın her aşamasında vardır. Hayatımız boyunca onların yapıtları okur ve adlarını duyarız.
Edebiyatta nitelik aranır. Edebiyatçının yetişmesi kolay olmaz. Onlar, yaşadıkları zamanda alaya alınır, öldükten sonra övgüye değer bulunurlar.
İnternet ortamında saptadığım kimi edebiyat ilklerini paylaşmak istedim.
***
• Edebiyatımızda ilk noktalama işaretini, Şinasi ‘Şair Evlenmesi’nde kullanmıştır.
• Edebiyatımızda ilk çeviri roman, Kamil Paşa’nın yaptığı ‘Telemak’tır.
• Edebiyatımızda ilk roman, ‘Taaşşuk-u Talat-ı Fitnat’tır.
• Edebiyatımızda ilk köy romanı, Nabizade Nazım’ın ‘Karabibik’ adlı eseridir.
• Edebiyatımızdaki ilk realist romancı ‘Recaizade Mahmut Ekrem’dir.
• Edebiyatımızdaki ilk realist roman ‘Araba Sevdası’dır yazarı ‘Recaizade Mahmut Ekrem’dir.
• Edebiyatımızda ilk edebi roman, Namık Kemal’in ‘İntibah’ adlı eseridir.
• Edebiyatımızda ilk psikolojik roman, ‘Eylül’dür (Mehmet Rauf)
Edebiyatımızda ilk tarihi roman, Namık Kemal’in ‘Cezmi’ adlı eseridir.
• Edebiyatımızda ilk kadın romancı ‘Fatma Aliye’dir.
Edebiyatımızda ilk makaleyi Şinasi yazmıştır. (Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi)
• İlk tiyatro Şinasi’nin’ Şair Evlenmesi’dir.
• Edebiyatımızdaki ilk pastoral şiir A.Hamit Tarhan’ın ‘Sahra’ adlı şiiridir.
• Edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman denemesi Nabizade Nazım’ın ‘Zehra’ adlı eseridir.
• Edebiyatımızda çoçuklar üzerine yazılmış ilk eserler Nabi’nin ‘Hayriye’si ve Sümbülzade Vehbi’nin ‘Lütfiye’sidir.
• Edebiyatımızdaki ilk eleştirmen ‘Namık Kemal’dir.
• İlk çoçuk yayınımız ise ‘Eftal ve Mümeyyiz’dir.(1869)
• Türk Edebiyatı’nda bilinen ilk çocuk gazetesi ‘Çocuklar İçin Mümeyyiz’dir.
• Aşık Veysel ilk olarak ‘A. Kutsi Tecer’ tarafından Türk halkına tanıtılmıştır.
• ‘Hazine-i Evrak’ ilk edebiyat dergimizdir.
• Türk Edebiyatı’nda iç monolog tarzı yazılmış ilk roman ‘Bir Düğün Gecesi’dir.(A.Ağaoğlu)
• Türk Edebiyatı’nda yayınlanmış ilk öykü kitabı Emin Nihat Tarlan’ın ‘Müsameratname’dir.(1872)
• Türk Edebiyatı’nda mensur şiir yazımı ilk defa Halit Ziya ile başlar.
• Türk Edebiyatı’nda post-modern tarzda eser veren ilk yazarımız ‘Oğuz Atay’dır.(Tutunamayanlar)
• Türk Edebiyatı’nda batıdan yapılan ilk fabl çevirisi Şinasi tarafından yapılmıştır.
• Türk Edebiyatı’nda yazıya geçirilen ilk masallar ‘Billur Köşk Masalları’dır.
• Türk masalları ilk defa yurt dışında ‘16. Lui döneminde’ Fransa’da yayınlanmıştır.
• Türk masallarını ilk defa derleyen ‘İ.Kunoş’ adlı Macar bilim adamıdır.
• Divan Edebiyatı’nın ilk şairi ‘Hoca Dehhani’, son şairi ‘Şeyh Galip’tir.
• İlk yerli çizgi roman, ‘Türk Kahramanı Köroğlu’dur.(1953)
• Ülkemizde ilk çocuk çizgi roman türü ‘Kara Maske’dir.(1943)
• Dünyada ilk özgün çizgi roman ‘New Fund’dur.(1935)
• Dünyada ilk özgün çizgi macera hikâyesi ‘Dick Tracy’dir.(Chester Gould
• Dünyada ilk kez resimle yazıyı birleştiren, konuşma balonları hazırlayan ressam ‘William Hogarth’tır.(1697–1908)
• Beyanname ile yayın hayatına giren ilk edebiyat topluluğu ‘Fecr-i Ati’dir.
• Cumhuriyet sonrası ilk beyanname yayınlayan edebi topluluk ‘Yedi Meşaleciler’dir.
• Yahya Kemal bütün şiirlerini aruzla yazmıştır, yalnız ‘Ok’ şiiri hece vezni ile yazmıştır.
• ‘Kutatgu Bilig’ ilk Türk dünyası ansiklopedisidir.
• İlk yerli çizgi roman Türk Kahramanı ‘Köroğlu’dur.
• Aruzla yazılan ilk manzum tiyatro eseri ‘Eşber’dir.(A.Hamit Tarhan )
• Heceyle yazılan ilk manzum tiyatro eseri ‘Binnaz’dır.(Y.Ziya Ortaç)
• İlk bibliyoğrafya ‘Keşfiz-Zünun’dur. (K.Çelebi)
• İlk hatıra kitabı ‘Babürname’dir. (Babürşah)
• İlk hamse yazarı ‘Ali Şir Nevai’dir.
• Edebiyatımızdaki ilk antoloji ‘Harabat’tır. (Z.Paşa)
• Edebiyatımızdaki ilk atasözleri kitabı ‘Durub-u Emsal-i Osmaniye’dir. (Şinasi)
• İlk mizah dergisi ‘Diyojen’dir. (Teodor Kasap)
• Edebiyatımızdaki ilk hikâye kitabı ‘Letafet-i Rivayet’tir. (A.Mithat)
• Basılan ilk küçük hikâye kitabı ‘Küçük Şeyler’dir. (S.Sezai, ilk gerçekçi hikaye)
• Edebiyatımızdaki ilk fıkra yazarı ‘Ahmet Rasim’dir.
• Bilinen ilk Türk yazarı ‘Yollug Tigin’dir.
• İlk siyasetname eseri ‘Kutadgu Bilig’tir.
• İlk mensur şiir yazarı ‘R.Mahmut Ekrem’dir.
• İlk sözlük kitabımız ‘Divan-i Lügatit Türk’tür. (K.Mahmut)
İlk sosyolog ‘Ziya Gökalp’tir.
• İlk edebi tartışma Ziya Paşa ile Namık Kemal arasında olmuştur.
• Ülkemizdeki ilk Müslüman kadın tiyatrocu ‘Afife Jale’dir.
• Edebiyatımızdaki batı roman tekniklerine uygun ilk
modern roman ‘Mai ve Siyah’tır. (Halit Ziya)
• Dünyada bilinen en eski destan ‘Gılgamış’tır.
• Dünyadaki ilk kadın romancı ‘Afraben’dir (Afrahat)
• Dünya edebiyatındaki ilk realist roman ‘Madama Bovary’dir.
• Türk Edebiyatı’ndaki ilk deneme yazarı ‘Nurullah Ataç’tır.
• İlk tezkiremiz ‘Mecalis’ün Nefais’tir. (A.Şir Nevai’dir)
• İlk mizah gazetemiz ‘Diyojen’dir. (N.Kemal)
• Matbaada basılan ilk kitabımız ‘Vankulu Lügatı’dir.
• Türklerin kullandığı ilk alfabe ‘Göktürk Alfabesi’dir.
• İlk edebi topluluk ‘Servet-i Fünun’dur.
• İlk divan sahibi sanatçımız ‘Yunus Emre’dir.
• Türk şiirinin en eski lirik şiir örneği ‘Aprın Çar Tigin’dir.
• Nobel edebiyat ödülünü ilk kez İsviçre kazandı.
• Türkçe’nin ilk gramer kitabını Baskakov yazmıştır.
• Aydınlar arasında heceyi ilk kez deneyen sanatçı ‘M. Emin Yurdakul’dur.
• Şiirde ilk defa ‘Türk’ kelimesini kullanan sanatçımız ‘M . Emin Yurdakul’dur.
• Serbest müstezatı aruzla deneyen ilk şairimiz ‘Tevfik Fikret’tir.
• Şiirde noktalama işaretini ilk kez kullanan Servet-i Fünun sanatçısı (Tevfik Fikret’tir.
• Divan Edebiyatı’nın Sebk-i Hindi tarzının ilk temsilcisi ‘Naili’dir.
• Edebiyatımızda serbest vezni ilk kez Nazım Hikmet kullanmıştır.(1929)
• Edebiyatımızda anjabmanı ilk kez Tevfik Fikret kullanmıştır.
• İlk Türkçe gazete 1831′de kurulan ‘Takvim-i Vaka’dır.
• İlk Türkçe özel gazete 1860′da kurulan ‘Tercüman-ı Ahval’dır.
• Dünyada bilinen en uzun destan Kırgızların ‘Manas Destanı’dır.
• En uzun ömürlü edebiyat dergimiz 1933 yılında çıkmaya başlayan ‘Varlık Dergisi’dir.
• Türkiye’de lügat sözlük hakkında yazılan ilk lügat ‘Bir Lügat Bulamadım’dır.(M. Doğan)
• Hayat hikâyesini İngilizce yazan ilk yazarımız ‘Halide Edip Adıvar’dır.
• Türkiye’de kurulan ilk kadın derneği kurucularından biri ‘Halide Edip Adıvar’dır.
• Atatürk’e muhalefet olan ilk kadınlarımızdan biri ‘Halide Edip Adıvar’dır.
• Sürgüne gönderilen ilk kadınlarımızdan biri ‘Halide Edip Adıvar’dır. (17)
***
GÜNEYDOĞU ANADOLU SEVDASI
31 Temmuz 2010 Yazan GOXEL
Kategori MUHSİN DURUCAN, YAZARLARIMIZ
KONUK YAZAR: Ünal Şöhret DİRLİK
Eğitimci yazar-Fethiye
————————————————–
GÜNEYDOĞU ANADOLU SEVDASI
Muhsin Durucan Telefonda: “Kitapları hangi adrese göndereyim” dedi. Ben de gündüzleri en az altı saat çalıştığım, haftada bir gün kültür komisyonundaki arkadaşlarla toplantı yaptığımız kısaca “FETAV”’ı adres olarak verdim. Kitaplardan birisi Recai Şahin’e verilmek üzere imzalı kargoyla iki adet geldi. Güzel sözlerle kitabı bize armağan ettiğini yazıyordu.
Adıma gönderilen kitabı çantama koydum, eve getirdim. Öbürünü de FETAV’daki kitaplığa koydum. Dış ülkelerde çalışan ve yabancı dilde kitaplarının basıldığını söyleyen bir arkadaşımız vardı. “Ben Dalyan’a tatile gidiyorum” deyip Fetav kitaplığında bulunan ve ekserisi benim yayınladığım kitapları çantasına koymuş, Recai Şahin’e armağan gelen kitap dâhil alıp gitmiş. Bu yazıyı yazdıktan sonra bana gelen kitabı Recai Şahin’e, İncir köy’e göndereceğim ve “gelirse değişiriz” diye bir not ekleyeceğim.
*
Eğitimci, şair, yazar Muhsin Durucan’ın yeni kitabı da gezi yazılarından oluşmuştur. Adı: “Güneydoğu Anadolu Sevdası” . Bu konuda bazı yazılarını Milliyet Blog’da takip ettim, bu geziler ve kitap hakkında yazılar yazdım.
Gezmeye de yazmaya da çok meraklı Durucan. Anadolu’da çalışırken İl tanıtan kitapla başlayıp Bir Sevdadır Balkanlar adlı ilgili gezi kitabıyla devam etti. Şimdi de Güneydoğu’nun elden düşürülmeyecek bir kitabı var. Yeni, fırından yeni çıkmış ekmek gibi, simit gibi kokuyor.
Eskiler böyle yeni kitapları tanıtırken “mürekkep kokusu üzerinde daha” derlerdi. Durucan’ın bu kitabı, Hasankeyf görüntüsüyle çok güzel bir kapak ve özenilerek çekilmiş fotoğraflarla desteklenmiş. Göz doyurucu, gönül okşayan görünümü var. Yapıtlarının sayısı düzineyi buldu.
*
Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, Batman ve Diyarbakır illeri çarpıcı bir güzellikte anlatılıyor birinci bölümde. İkinci bölümdeki başlıklar: Güneydoğu Anadolu Gezisi, Folklorik Şiir, Birlik (Şiir), Edebiyatımızda İlkler, Özgeçmiş, Birkaç Yazar Dostlarımdan Birkaç Satır ve Kaynakça bölümleri var.
Üçüncü bölüm; kitabın en can alıcı yeri. Birbirinden güzel Güneydoğu Anadolu yöresinin renkli fotoğrafları var. Fotoğraf daha bir çekici kılıyor. Durucan fotoğraftan çok yararlanmış kitabında. Güzel de olmuş hani!
Yazar Dostlarımdan Birkaç satır Bölümünde: Abece sıralamasına göre Abdülkadir Güler, Cahit Külebi, Ertan Sezer, Gürşen Kafkas, Hüseyin Erkan, Metin Koca, Musa Dinç, Müzeyyen Hançerci, Recep Bozkurt ve benim bu kitap için yazdıklarımdan çarpıcı tümcelere yer verilmiş. Arka kapak; yazısı Recai Şahin’den.
Durucan, durmak bilmiyor. İyi de ediyor. Elinden geldiğince kültürümüze hizmet ediyor. Eğitimcinin görevinin emekli olunca bitmeyeceğini kanıtlıyor. Ona ulaşınız lütfen, bu güzel kitap kaçmaz, ya da kaçırılmaz okunur.
Durucan’ı candan kutluyorum. Kitap başta da anlattığım gibi vaktinde ulaştı, ama bir densizlik yüzünden sevgili dostum Recai Şahin’e ulaşamadı. İletişim için ( Muhsin Durucan P.K. No: 116 / Kadıköy-İstanbul adresiyle haberleşebilirsiz. Ya da: muhsindurucan@ hotmail.com verilebilir.)
Güneydoğu Anadolu için kitabın altıncı sayfasında Durucan bir akrostiş kaleme almış. Onu candan kutlayalım. Tebriklerimizi, selamlarımızla bir edip İstanbul’a gönderelim.
Akrostiş
Güneydoğu Anadolu
Üzerinde İpek yolu
Nice şehit, Antep Gazi
Erdem oldu dizi dizi
Yer yer yapı Şanlıurfa
Doğru oku, sayfa sayfa
Orada kelaynak kuşu
Görünür iniş, yokuşu
Umutla coşkuyla Mardin
Anla ki Midyat’a geldin
Neden sonra Hasankeyf
Aşağıya bakmak keyif
Durmaksızın batman yolu
Ovası düz, petrol dolu
Lale, sümbül Gazi Parkı
Unutulmaz Diyar farkı.
Muhsin DURUCAN
*
GELENEKSEL GAZETECİLER GÜNÜ
31 Temmuz 2010 Yazan GOXEL
Kategori MUHSİN DURUCAN, YAZARLARIMIZ
“Fikirler, cebir ve şiddetle, top ve tüfekle asla öldürülemez.” – M. Kemal Atatürk
27 Haziran 1938 tarihinde Türk Basın Birliği’nin kuruluşu gerçekleşti. Çalışmalarını sürdüren birlik, ne ki siyasal nedenlerle 1945 yılında kapatılarak görevi sonlandırıldı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin kuruluş tarihi 1946’dır. Cemiyet, basın mesleğini temsil etmek, mesleğin ve üyelerinin haklarını korumak, üyelerine kimi sosyal yardımlarda bulunmak ve birbirleri arasında yakınlaşmayı gerçekleştirmek ereği ile kuruldu.
Adı gecen kurum; üyelerinin kendi mesleklerinde gelişme sağlamaları için her yıl gazetecilik başarı armağanı ödülleri dağıtım töreni düzenlemektedir. Söz konusu ödüller, sansürün kaldırılışını anma anlamlı olup bu yıl da 24 Temmuz akşamı Dolmabahçe Sarayı Hasbahçe’de düzenlenen törenle hak sahiplerine verildi.
Gazetecilik Başarı Ödülleri gecesinde konuşan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç: “İfade özgürlüğü, gazetecilerin kimlik ve kişilik sorunlarıyla ilgili bundan on yıl öncesine göre hiçbir gelişme yaşanmadı.” diyerek başladığı açış konuşmasını, “Hiçbir gelişme olmamış. Aksine Ahmet Taner Kışlalı ve Hrant Dink’i silahlı saldırıda, İsmail Güneş’i de görevi başında kaybetmişiz. Saldırıya uğrayan, tehdit edilen, yargılanan, yayın organları aranan meslektaşlarımızın sayısı yüzleri aşıyor.” tümceleriyle sürdürdü.
Bu yıl ödüller; “kişi” dalında Sedat Ergin’e, hapis cezası tehdidi altında olan ve tutukevinde bulunan gazeteciler adına da İrfan Aktan, İsmail Saymaz ve Vedat Kurşun’a verildi. Kurum dalında ise ödülü Bağımsız İletişim Ağı (Bianet) aldı. Bu yıl özel ödülün sahibi Sibel Kalaycı oldu. Ödül sahipleri, çağrılı katılan yoğun kalabalığa anlamlı ve etkili birer konuşma yaptılar.
Büyük düşünür Bernard Shaw’ın söylemiyle: “Sansür, geçerli anlayışları ve var olan kurumları ve yasaları birilerinin sorgulamasını engellemek için var. Bütün ilerleme geçerli anlayışların sorgulanmasıyla ve var olan yasaların ve kurumların değiştirilmesiyle gerçekleşir. Sonuç olarak ilerlemek için gerekli olan ilk şey sansürün kaldırılmasıdır.”
Bugüne kadar Basın Özgürlüğü Ödülleri’ni alanlar:
1989
Kişi: Nazlı Ilıcak
Kuruluş: IPI
1990
Kişi: Kaya Erdem
Kuruluş: Türkiye Barolar Birliği
1991
Kişi: Güngör Mengi- Okay Gönensin
Kuruluş: Cumhuriyet Gazetesi
1992
Kişi (Basın Dışı): TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk
Kişi ( Basın İçi): Emin Çölaşan
Kuruluş: Türkiye Gazeteciler Sendikası
1993
Kişi: Uğur Mumcu
Kuruluş: Anka
1994
Kişi: İlhan Selçuk
Kuruluş: İstanbul Barosu
1995
Kişi: Altan Öymen (Milliyet Gazetesi Başyazarı), Şerif Turgut (ATV Muhabiri)
Kurum: Saraybosna’da yayınlanan Oslobodenje Gazetesi
1996
Kişi: Umur Talu
Kurum: Yeni Adana Gazetesi
1997
Kişi: Orhan Erinç (TGC Başkanı)
Kurum: Cumhurbaşkanlığı
1998
Kişi: Nezih Demirkent
Kurum: Verilmedi
1999
Kişi: Fikret İlkiz, Melih Aşık,
Kurum: Bartın Gazetesi, AP
2000
Kişi: İonna Kuçuradi
Kurum: Deprem Bölgelerindeki Gazete TV ve Radyo Çalışanlarına
2001
Kişi: Nail Güreli
Kurum: İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi
2002
Kişi: Bekir Coşkun
Kurum: Cumhurbaşkanlığı
2003
Kişi: Hıfzı Topuz
Kurum: Tüm Yerel Medya Kuruluşları
2004
Kişi: Ragıp Duran
Kurum: Verilmedi
2005
Kişi: Verilmedi
Kurum: Verilmedi
2006
Kişi: Musa Kart, Mithat Ali Kabaali (3. Asliye Hukuk Hâkimi)
2007
Kişi: Hırant Dink, Ragıp Zarakolu, Gülçin Çaylıgil
Kurum: Türkiye Gazeteciler Sendikası
2008
Kişi: Gökçer Tahincioğlu- Kemal Göktaş
Kurum: Basın Müzesi
2009
Kişi: Nedim Şener, Rıza Türmen
Kurum: Verilmedi
BİR SEVDADIR BALKANLAR
03 Temmuz 2009 Yazan admin
Kategori BİZDEN SESLER, MUHSİN DURUCAN, VİDEOLAR
Comments Off


