URLA’YA SGK BİNASI GELİYOR

12 Ağustos 2010 Yazan GOXEL  
Kategori GUNDEM, URLA'DAN

Seçim döneminde yapılan görüşmeler ve vaatlerle Urla Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Sezgin Bilge ve Yönetim Kurulu Üyeleri’nin programıyla gündeme gelen; Urla ve çevresinin büyük bir sorunu ve ihtiyacı haline gelen Sosyal Güvenlik Kurumu Urla Şubesi Urla Cumhuriyet Meydanı’nda açılacak.
Urla Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın girişimleri, Urla Şoförler Odası, Urla Esnaf Kefalet Kooperatifi ve Ak Parti Urla İlçe Başkanı Tarkan Bakırlı’nın destekleri, Ak Parti İzmir Milletvekili Tuğrul Yemişçi’nin de görüşleri ile SGK İzmir İl Müdürü Mustafa Keskin Urla’ya gelerek yerinde inceleme yaptı. Urla’da SGK’nın mülkü olup şu anda 2011 Nisan ayına kadar mukavele ile kirada bulunan Urla Cumhuriyet Meydanında ki eski Oyak Bank Şubesi’nin yerini SGK Urla Şubesi olarak belirleyen Keskin, yapılan görüşmeler neticesinde en kısa zamanda daha uygun bir yerin bulunamaması halinde şubenin burada hizmete geçirilmesi konusunda çalışmalara başlanacağını kaydetti.
Geçtiğimiz Çarşamba günü Ak Parti İzmir Milletvekili Tuğrul Yemişçi’nin Urla ziyaretinde ilçemizin Esnaf Teşkilatları olan Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Sezgin Bilge, Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Günay Öz, Esnaf Kefalet ve Kooperatifi Başkanı Ali Kıvılcım ve Ziraat Odası Başkanı Nurettin KILINÇ ile bir toplantı yaparak Urla SGK binası konusunda SGK İzmir İl Müdürü Mustafa Keskin ile bizzat görüştüğünü, konuyla ilgili pürüz olmadığını, Urla ve çevre ilçelerinin de SGK konusunda emeklilik işlemleri dâhil olmak üzere tüm işlemlerinin yapılabileceği ve diğer ilçelerden de gelecek vatandaşların Urla’ya katma değer yaratacağını belirtti.
SGK Urla Şubesi için daha uygun ve geniş metrekareye sahip bir mekân bulunması halinde, Urla Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Urla Şoförler Odası ve belki Urla Ziraat Odası’nın da içinde barındırabilecek bir merkezde vatandaşların bir bina içinde tüm işlemlerini hızlandırması ve kolaylaştırılması da hedeflenmekte.

“BİTMEYEN ŞARKI” KAYGILI

12 Ağustos 2010 Yazan GOXEL  
Kategori GUNDEM, URLA'DAN

İzmir ili Urla ilçesinde 01 Ağustos 2010’da çekimleri başlayan ve iki yıl sürecek olan, yapımcılığını Gold Film’in yaptığı ve başrollerini Bergüzar Korel ile Bülent İnal’ın oynadığı “Bitmeyen Şarkı” adlı dizinin proje sorumlusu Hasan Çetin, Urla’da dizinin çekim koşulları konusunda kaygılı olduğunu açıkladı.
Dizide, bir kadının (Bergüzar Korel) acılı geçmişi yüzünden öz oğlundan ayrılması ve onu yeniden bulma yolculuğunda küçük bir kasabanın eşrafından narenciye işiyle meşgul olan bir erkek (Bülent İnal) ile yollarının kesişmesiyle gelişen olaylar etrafında gelişen ‘Bitmeyen Şarkı’nın, sadece ilk iki bölümü için Urla’da 17 farklı mekânda çekimlerin başladığını, Urla’daki bu mekânların iki sene boyunca kullanılacağını ancak Urla İskele Ağaçlı yolunun arkasında bulunan ana mekâna ulaşımı sağlayan toprak yolda bulunan çukurlar nedeniyle çekimlerde kullanılan jeneratörün dengesinin kaybolup tekrar dengeye gelmesinin bir buçuk saatlik gecikmelere neden olduğundan yakınan Hasan Çetin Urla Belediyesi yetkililerinden söz konusu yolun tamir edilmesi konusunda destek istedi. 70 kişilik bir ekibin aralıksız dizi için ter döktüğünü belirten Hasan Çetin, kalabalık kadro nedeniyle çöp üretiminin fazla olduğunu ve belediye yetkililerinin sıcak hava koşullarını göz önünde bulundurup çöp konusunda biraz daha ilgili olmasını rica etti.
Urla’da halk tarafından çok güzel karşılanıp ağırlandıklarını ifade eden Çetin, şimdiye kadar Türkiye genelinde 40 dizi ve sinema filmi çektiklerini, bu dizi için Mudanya ve İstanbul’da çekim planlanırken yönetmen Sadullah Çelen’in ısrarı ile Urla ve İzmir’i tercih ettiklerini belirtti.
Urla’nın tanıtımına da katkısı bulunacak olan dizi 23 Ağustos 2010’da ekranlarda olacak.

Başta İzmir’in Urla ilçesi olmak üzere, Seferihisar, Çeşme ve İzmir’de çekimleri aralıksız devam etmekte olan Gold Film’in yapımcılığını üstlendiği “Bitmeyen Şarkı” adlı dizinin ATV kanalında 23 Ağustos 2010’da seyircilerin beğenisine sunulacağı açıklandı.
Sadece Urla’da ilk iki bölümü için 17 farklı mekânın kullanıldığı dizide Feraye’nin (Bergüzar Korel) acılı geçmişi yüzünden öz oğlundan ayrılması ve onu yeniden bulma yolculuğunda küçük bir kasabanın eşrafından narenciye işiyle meşgul olan Yaman (Bülent İnal) ile yollarının kesişmesiyle gelişen olaylar konu ediliyor.

sıcak… çok sıcak.

12 Ağustos 2010 Yazan GOXEL  
Kategori ALİ TÜRKHAZ, GUNDEM

Sular buharlaşıyor.
Duvarlar ateş tuğlası gibi. Buz torbaları eriyor kısa zamanda.
Kan basıncı yükseliyor güneş altında. İnsanlar çaresiz bu can sıkıcı durumda.
“Unut beni. Giden kaybetti. Bir şehir yakınıma bile yaklaşma” diyen sitemkâr ezgiler belki bir gece yarısı olsaydı daha bir dinlenebilir olurdu.
Bu sıcakta, yapış yapış, dayanılmaz, hiç çekilmiyor.
Arada bir-saat başı renkli camda arka arkaya “Memur Kemal Bey ve Recep Bey” atışmaları da birkaç derece arttırıyor sıcağın etkisini.
Bir sepet bamya, bir kasa yaş incir müşteri bekliyor sabahtan beri bir sokak kaldırımında. Kilosu iki buçuk-ikisi de..
Satılırsa eve çay-şeker alınacak. Bir de kocakarıya saç boyası. Bu sıcakta, bu yaşta.
Kediler çoğalmış epey -belli deniz kıyısındaki miyavlamalardan. Ama balık yok denizlerde. Balıkçı doyuracak karnını önce. Sonra sıra onlara gelecek.
“Sen elmayı beğenebilirsin, bakalım elma seni beğeniyor mu, diyene verilecek yanıt “bu ne biçim benzetme yahu?”olsa da serinletiyor mu biraz sizi?
Sıcak, çok sıcak. Daha da sıcak olacak. Eylül gelse bir ve ayın 12 si olsa, serinlesek biraz HAYIR’lısıyla.
Ekim ayı ne de olsa bereket ayıdır, toprağın yeniden doğuma hazırlanmaya başladığı, çırıl-çıplak soyunduğu-kahverengi teniyle ve balıketinde, gübrelenip sürüldüğü-nadasa bırakılmadıysa.
Hayır’lı ramazanlar hepinize. Hayırlı kazançlar, hayırlı sağlık ve mutluluklar.

KARABURUN VE BİR KÖYÜNDE BAĞBOZUMU ŞENLİKLERİ DÖRT GÜNE BİLE SIĞMADI

12 Ağustos 2010 Yazan GOXEL  
Kategori GUNDEM

Organik Köy Pazarı, Köylü Kadınların ve kızların El İşleri Sergileri, Çocuk Eğlenceleri, HEM FOLKLOR gösterileri, Ritim ve Roman müziği, konser, sinevizyon, havai fişek gösterisi, yemek yarışması, tavla turnuvası, TSM Konseri, üzüm yarışması, Egezeyder Halk Oyunları gösterisi, üzüm güzeli yarışması. Pazar günü tüm konuklara KEŞKEK PLAVI ikramı yapıldı.
Her iki Etkinliğe sponsor olarak katılan kuruluş ve kişilerin sayısı 30’ u geçti ve hepsi de katılanlara birbirinden güzel armağanlar sundu.
Aferin Karaburun ve Mordoğan yöneticilerine, aferin Kösedere Köyü Kalkınma ve Güzelleştirme Derneği ile muhtarlığına. Gökten 3 elma daha düştü. Darısı URLA YÖNETENLERİNİN BAŞINA

DEMOKRATİK ÖZERKLİK KÜRTLER VE ALEVİLERLE ÖTEKİLER…

12 Ağustos 2010 Yazan GOXEL  
Kategori GUNDEM

Demokratik açılımdan yola çıkan kır eşkıyası ile siyasal uzantıları şimdi de demokratik özerklikten söz etmeye başladı. Geçen gece de bir özel TV kanalında bu kavramın açılımı yapıldı.
Şu kastediliyor. Türkiye’de 20-22 ayrı etnik topluluk var. Bunların yoğun olduğu yerlerde federal devletler kurulsun. Ayrı bayrak, ayrı dil, din, eğitim ve mali, hukuksal bağımsızlık vs. TC bayrağı ile o etnikitenin bayrağı yan yana olsun.
Ayrı parlamentosu olsun ama ayrıca bir de üst devlet tipi olarak TC bulunsun, zararı yok… muş.
Vay, vay, vay. İşte açılımın suçüstü hali. Demek ki Kürtçe TV, Arapça TV ve eğitimin altında bunlar vardı. Alevilere son yıllarda uzatılan DİNSEL ÖZGÜRLÜK VE AYRI DİN ÖZERKLİĞİ HAVUCU DA BU YÜZDEN OLMASIN.
Tenzih ediyoruz ama Yeni Asır gazetesinde geçen hafta sonu yayınlanıp tekzip edilmeyen ALEVİLER in evet vereceğine ilişkin açıklamanın altında bu gerçek yatıyor olabilir mi?
Lütfen biri bize cevap versin. Aleviler bu havucu yiyecek mi, yoksa sular referanduma geri sayımın başladığı şu günlerde kasten mi bulandırılıyor?
Aleviler de Kürtlerden sonra bir DEMOKRATİK ÖZERKLİK açılımı talep ederlerse o zaman sıra Karadeniz, Erzurum, Boşnak vs. ile TÜRKLER de demokratik özerklik istemek gibi bir konuma mı düşürülmek isteniyor?
Amaç ve niyet buysa attırmayın kafamızın tasını da kurunun yanında YAŞ’da yanmasın!

Editörden okuyucuya

12 Ağustos 2010 Yazan GOXEL  
Kategori ALİ TÜRKHAZ, GUNDEM, YAZARLARIMIZ

Ne yazık ki elimizde olmayan nedenlerle Urla’da rakipsiz kalan gazetemiz son günlerde bir kısım STK larla kısır çekişme ortamına çekilmek isteniyor. Tehdit ve şantaj ortamına sürüklenmek isteniyor.
Yazılı ya da sözlü olarak yapılan haber servisleri, ardında siyasal-geçmişle hesaplama amaçlı, ileride yapacağı atılımlara taban oluşturmak için gündemde kalmaya yönelik sorti’ler gönderiyor.
Bunları dikkatle not ediyor, doğruluk derecesini araştırıyor, yayınlarımıza karşı yazılı tepkilerin ıslak imza sahiplerinin gölgelerini görüyor, kuruluşumuzdan beri özenle düzenlemekte olduğumuz aktüel, siyasal, sanatsal, kültürel ve STK HAREKETLERİ ile siyaset ilişkisi dosyalarımızda dondurucuya atıyoruz.
Yeri ve zamanı geldiğinde kurumlarına saygı başımız üstünde ayrık kalmak üzere, bu kurumları basamak olarak kullanmak isteyenleri kamuoyu önünde deşifre etmek için.
Bu türden oyunlara bilerek veya yanıltılarak tetikçi olanlara geleneksel öğüdümüzü tekrarlayarak noktalıyoruz.
Herkes haddini bilecek.
Senden büyük Allah var.
Bu gazete hiç kimsenin ve hiçbir kurum ya da kuruluşun borazanı olmak için bu günlere gelmedi.
Kadrosu ve fikir yapısında yurt, insan ve doğa sevgisi ve bağlılığı var sadece. Haaa, süreç nasıl mı işler, biraz sizin kuracağınız tuzaklara, biraz bizim kadromuzun yürekliliğine biraz da Tanrının Adaletine bağlı.
Ramazan ayına girdik. İbadet sırasında parmak sayımı yapmıyorsanız, içiniz temiz ise, kul hakkı yemiyor, altınızdakilere hakça davranıyorsanız ibadetiniz kabul, ramazanınız sağlık dolu olsun.
Namaz kılmakla mümin olunmadığını, Ramazanda oruç tutmanın da İslam olmanın da tek koşulu olmadığını herkes biliyor.
Ne mutlu İslam’ın ve imanın tüm koşullarını yürekten inanarak yerine getirenlere. Onlardan yaşça büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden, ortancaların yanaklarından öpüyoruz.

URLA YEREL BASIN TARİHİ

07 Ağustos 2010 Yazan GOXEL  
Kategori GUNDEM

Urla Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir basın ürünü ile 1939 yılında tanışmış. OCAK. Urla Halk Evi tarafından sadece iki sayı olarak çıkarılabilen bu değerli yapıtın tam sayfalarına Urla Halk Kitaplığında bir Namık Kemal Nomak armağanı olarak erişebilirsiniz.
Derginin yazar ve ozanları arasında ilk şiiri ile AHMET NECATİ (CUMALI), M. Ali Aygüven, Behçet Kemal Çağlar, Tevfik Cihat Gökçek, Kemal Kerman ile Kıbrıs Anayasasını hazırlayan Urla Yargıcı ŞERİF KOLHAN, S. Nabi Özerdim, Nihat Kobek, A. N. Acar var.
Ne yazık ki Halkevlerinin kapatılması ile bu çalışmadan sonra uzun bir süre bu formatta bir yayına 1998 yılına kadar rastlamak olası değil.
Atatürkçü Düşünce Derneği kurucusu ve başkanı Mustafa Kemal ÇETİN yönetimince birkaç sayı yayınlanabilen ULUSUM adlı dergi bu anlamda bir öncü sayılabilir.
2001 yılında yarın yaşamına başlayan ve ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ Urla Şubesince yayımlanan ADD SESLENİŞ (AHMET İNAN, ERDOĞAN KARABIYIK, HÜSEYİN GÜLER) ve yönetim değişimi ile ad da değiştiren MAVİ BAKIŞLA SESLENİŞ (F.Songür, CEMİL DOĞRU, M. Balaban) bir kaç sayı sürerken yönetim değişiklikleri ve ekonomik sorunlar nedeniyle yayınına son vermiş, 2003 yılı içinde Urla Çok Programlı Lise Kültür — Edebiyat Kolu tarafından ÇAĞLAYAN adlı dergi Urla yayın yaşamına girmiştir. Öğretmen Erdoğan KARABIYIK’ın aktivitesi ve okul öğretmen ve öğrencilerinin katkıları ne yazık ki yine ekonomik nedenlerle uzun sürmemiştir.
Bu saygın eğitimcimiz ve şimdilerde hepsi yazı kurulumuzu oluşturan değerli aydınların katkı koyması ile 29 Ekim 2004 de dergi formatında Y. DEMOKRAT URLA gazetemiz yayın hayatına başladı. İlçenin kısır çekişme içinde geçen yerel basın kargaşasından onları sıyırmak ve bağışık tutarak daha özgün ve özgür yazı yazmalarına olanak sağlamak üzere politik yazı, haber ve bilgi dışında hemen her konuda içerik taşıyan bugün yani 29 Ekim 2006 da Demokrat Urla gazetesinin üçüncü yaşına girdiği ve Cumhuriyetimizin 83.yıl dönümünde, Urla IMECE Urla Basın yaşamına ilk adımını atmış kültür fonlarına sahip atanmış ve seçilmişlerin bencilliği yüzünden 40 SAYI kadar yayınlanabilmiş ve ekonomik elverişsizlikler nedeniyle yayınına ara vermek zorunda kalmıştır.
Gençlere ve okullara yönelik sanatsal içerikli GENÇ URLA eki 26.8.2005 günü yayın yaşamını bir süre sürdürdü, gazetemiz Demokrat Urla ise 16 sayı öncesine kadar LOGO sunu koruyarak ama 2006 yılbaşından itibaren öteki yerel gazetelerin boyutlarında yaşamını sürdürmüş ve 16 sayıdan beri ULUSAL Gazeteler boyutunda WEB OFSET baskısı ile (236. SAYI) bu günlere gelinmiştir.
Hepiniz bilmektesiniz ve geçmişteki deneyimler de göstermiştir ki bir basın organı ve ürününün yaşamının sürekliliği yazı kadrosu ve yayın kurulu kadar ekonomik sorunlarının da sürekli olarak karşılanabilir olmasına bağlıdır.

URLA GAZETECİLİK VE GAZETE YAYIN TARİHÇESİNE GELİNCE;
Tarihsel süreç içinde karşımıza çıkan resmi başvurularını yapmış, basın-ilân kurumu ilkelerine uydurmuş ilk örnek olarak YENİ URLA karşımıza çıkıyor. Urla dışında da ilân alma amacı ile birkaç ilçede de yayınlanmakta olduğunu öğrendiğimiz bu yayın aracı ne yazık ki Urla da dâhil yayınlandığı yerlerde sadece kamu kurumlarına ve verilmesi zorunlu yerlere yetecek sayıda dağıtılan okuyucu potansiyeli sorunu olmayan profesyonel bir yayın organı iken 2006 yılında Basın ilan Kurumunun yerel basına vurduğu resmi ilan koşullarını ağırlaştırıcı darbe üzerine yayın yaşamına son vermiştir.

Gerçek anlamda yerel gazete formatında ve okuyucu potansiyel ve diyalogu olan yerel GAZETE ile URLA ilk kez 1990 lı yıllarda tanıştı.
YEŞİL URLA YARIMADA adlı haftalık yayınlanan bu gazete yayıncı ve yayımcısı ALİ İHSAN KORUR un üstün gayreti ve derin gazetecilik formasyonuna karşın basın yaşamından sağlık sorunları nedeniyle çekilmek zorunda kaldı.
URLA EKSPRES adlı bir gazeteyi tam bu yıllarda uzun soluklu ve istikrarlı biçimde kazanmış idik ki o da aynı nedenlerle yayın yaşamına son verdi.
Yine aynı dönemde dergi formatında YARIMADA adlı bir yayın organı zaman zaman dergi, zaman zaman da gazete formatında çıkarken ulusal boyutu saygı değer bir iş adamımızın büyük desteği ile 15 sayı kadar dayanabildi ve süresi belirsiz bir yayın yaşamını sürdürme çabası içinde. İki bin’li yıllara geldiğimizde ve günümüzde yukarıda belirtilenler dışında biri haftada bir gün periyodik yayın yapan ve kendi tesislerinde yayınlanan URLA POSTASI gazetesini yerel basın formatında görmekteyiz.
Bunun dışında 15 günde bir yayınlanan çok renkli ve özel ilân ağırlıklı ÖZGÜR URLA da yayın yaşamını sürdürmekte iken birinci sayfamızda okuduğunuz gibi bu hafta içinde yayın yaşamına veda etti.
Bu arada ayda bir yayınlandığı logosunda yazılı GAZETE adlı bir gazetenin de varlığını, yaptığımız araştırmalar doğruladı. Yeni Urla gibi ondan da okuyucularımızın hiç biri ya da büyük çoğunluğunun habersiz olması dağıtım alanının çok dar ve baskı sayısının çok az olmasından kaynaklandığı kanısındayız.
Bugün ne yazık ki kültür, sanat, edebiyat ve tarih beşiği Urla’da yukarıda değindiğimiz dolunca kalkan minibüs örneği onbeş günde bir ve haftada bir yayın yapan aynı boyut ve nitelikte bir başka gazete ile WEB OFSET tesislerde ulusal boyutta haftalık 16 sayfalık renkli yayın yapan DEMOKRAT URLA gazetesinden başka bir yayın organı yoktur.

OKURLARDAN EDİTÖRE EDİTÖRDEN OKURLARA

07 Ağustos 2010 Yazan GOXEL  
Kategori GUNDEM

Gün geçmiyor ki halkın yönetimden şikâyeti ile ilgili bir uyarı almayalım. İnternet ağımıza düşen öyle bilgiler var ki sizi anında bilgilendiremesek bile güncelliğini yitirmeden haberleştirmemiz ve bilgilendirmemiz gerekiyor.
*Referandum ile ilgili olarak seçmen sandık listesinde adınız olup olmadığı, nerede ve hangi sandıkta oy kullanacağınızı oturduğunuz yerden öğrenmek isteyenlere önemli bir bilgi notu.
www.ysk.gov.tr/ysk/secmenBilgi.jsp siteye giriyor, TC kimlik numaranızı yazıyor ve oradaki resimleri sırasıyla tıklıyorsunuz.işlem tamam.Ali Gümüşay’a teşekkürler.
*Çeşmealtı adalar çevresinde balık tutan ve o bölgede sahil koruma ya da Menteş nöbetçilerine henüz yakalanmamış olanlara dost uyarısı. Bu kurum görevlilerinden her hangi birinin sözlü vaadine kanıp oralarda-yasak bölgede değil göz gören açığında bile balık avlamayın. Zira bazı resmi rütbeli uyanıklar sizi yem olarak kullanıyor. Güzelbahçe ve Alsancak’ta anlaştıkları balıkçı simsarları ya da lokantalara balık satarak büyük vurgunlar vuran bu kişilerden biri geçenlerde yargı ağına yakalandı ve hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Balıkçılar bu yolla YEM olarak kullanılıyor, balıkları ellerinden alınıyor, vermezlerse adli işlem yapılıyor’-muş. Aman dikkat.
*TELEKOM dan internet, ADSL ve benzeri bir hizmet almak istiyorsanız sakın size uzatılan sabit telefon sözleşmesini imzalamayın.Yargıtay bu uygulamaları esastan bozdu.
*Çevresinde GSM baz istasyonu olanlar. Hiç gecikmeden ilgili mahkemeye başvurarak bu istasyonların faaliyetlerine son verebilirsiniz. Bu konuda emsal yargı kararı Yargıtay’dan geçerek onaylandı. Bir hukukçuya başvurarak bu kımıl zararlısının daha fazla zarar vermesini engelleyin. Büyüklerimiz analarından cep telefonu ile doğmadı. Kanser böyle yenilebilir ancak.
*Çeşmealtı’nın cıvıl cıvıl olduğu yayınları kuru gürültüden, oradaki gece kalabalığı da kuru kalabalıktan ibaret. Geceleri sahil yolu baştan başa trafiğe kapanmalı, bir arka cadde olan M.Ali Aygüven güzergahına park ve hareketler yoğunlaştırılmalıdır.
*Urla Pazaryerindeki sebze-meyve ve öteki tüketim maddelerinin perakende satış fiyatları Zeytinalan, Güzelbahçe, Narlıdere, Üçkuyular’daki fiyatların çok üstünde. İskele ve Çeşmealtı pazaryeri fiyatları ise can yakıyor. Kim sorumlu bu fiyat anarşisinden ve neden engellenemiyor, biliyoruz.
*Şehirlerarası otobüslerin garajının minibüs garajının yanına taşınması uygulaması yerinde. Ancak, sadece birkaç taksi esnafı garajdan şehir içine rant yapsın diye, örneğin jandarma kavşağında yolcu indirilememesi haksızlık. Bu yüzden bunu uygulayan firma kaç müşteri kaybettiğinin farkında değilse bize başvurarak aydınlansın ve şehir içinde inecekleri en azından kavşak inişinde bir köşede indirsin.
*Limantepe ve çevresindeki açık kazı alanlarının hali perişan. Pet şişelerden tutun da her türlü pislik var. Buraları ziyaret eden yabancılar bu manzaraları kameralarına alarak kötü propaganda yapıyorlar.
*Urla sahillerinin ve denizinin temizliğinden söz ediliyor. Akpınar Deresindeki pis su ile öteki kanallardan akan pis sular nerede birleşiyor ve nereye akıyor. İskele Atatürk Mahallesinde görkemli açılışı yapılan ATIK SU ARITMA TESİSİ nden hiç ses gelmiyor da. Susturucu mu takıldı yoksa motorlarına. Halk bu, soruyor işte. Muhatabından yanıt alamayınca Yalova Kaymakamı(!)na, yani bize.
*Kapalı ve açık Pazaryeri esnafı ile kapalı kapılar ardında bu günlerde bire-bir görüşmeler yapılıyor. Aman dikkat edin gene dinlemeye takılmış ya da takılıyor olabilirsiniz. Çünkü yapılan işlemler biraz yanık kokuyor da!
*Geçen sezonu büyük bir çöküş ve sahipsizlik içinde kapatan Urla Gençlik Spor Kulübü Derneği sporcuları bu günlerde paylaşılamaz durumda. Bu piyasanın açılmasında eski bir futbol hakeminin adı da geçiyor. Gerek halısaha futbol maçlarından ve gerekse Urla Gençlik Sporcularının Urla HEM’e transferi ve Urla HEM’nin spor işine el atmasının satır aralarında aynı isimden söz ediliyor. Sporculara forma alınması için velilerden alınan paraların ve banka hesabına bağış rumuzu ile yatırılması istenen aidatların da hukuksal geçerliliği tartışma konusu. Bakalım bu işin sonu nereye varacak.
*Torasan mahallesi sakinleri duble yol çalışmaları sonrasında kapanan mahalleye Çeşme istikametinden girişin olmaması nedeniyle dertli. Girişin sağlanması için 1 km. sonrasına açılan dönüş cebi ise sık aralıklarla trafik kazalarına yol açmakta olduğunu bildirerek, bu durumun çözüme kavuşturulması için mahalle sakinleri Torasan’a girişi sağlayacak bir kavşak yapılmasını istemekteler.
Özetle göreve yeni başlayacak Urla Kaymakamı’nı, kendisini bekleyen birçok önemli sorunun yanında bu türden uvertür sorunlarda bekliyor.
Sayın okurlar;
Urla’nın sorunları ile ilgili yerel makamlara yazılı, sözlü, telefon ve öteki araçlarla başvuruyor ama bir türlü yanıt alamıyorsunuz ya da verilen yanıtlar sizi tatmin etmiyor. Bu yakınmalarınızı üst makam olarak İzmir ilindeki makamlara da yapsanız sonuç değişmiyor. Bunu hepimiz biliyoruz. Bu ve benzeri olaylar zaman zaman bizim de başımıza geliyor.
O halde susmak, kendi içne atmak, küsmek, kızmak gibi düşünceleri bir yana bırakın. Hangi kurum ile ilgili olursa olsun (buna biz de dahiliz), sorunları, şikayetleri, dilekleri çekiniyorsanız sadece bir ip ucu vererek kimliğinizi de gizleyerek bize iletebilirsiniz.
En kısa zamanda gazetemizin bir köşesinde yer alacağından, varsa bir çözüm önerileceğinden emin olabilirsiniz.
Editörünüzden saygılarla…

YAŞ’A “BALYOZ” VURDU!

07 Ağustos 2010 Yazan GOXEL  
Kategori GUNDEM

Türk demokrasi tarihinde bir ilk daha yaşandı. Anayasal kurumların anayasa hükümleri değişmeden birbirlerine karşı üstünlük savaşlarının tipik bir örneğini dün sona eren Yüksek Askeri Şura kararlarında yaşadık. Geleneksel olarak her yıl Ağustos ayında toplanan ve Silahlı Kuvvetler mensuplarının yükselmeleri, disiplin işlemleri ve Yüksek Komuta kademesine atamalarla ihraçları karara bağlamakla yetkili ve görevli YAŞ kararlarında bu toplantıdan bir kaç gün önce yinelenen BALYOZ rumuzlu soruşturma kapsamında tümü muvazzaf, 25′i general ve 87’si değişik rütbelerde subay olan kişiler hakkında yakalama ve tutuklamaya kadar varan adli soruşturmanın gölgesi egemen oldu.
Haklarında soruşturma açılan subayların büyük bir bölümü bu nedenle beklenmedik görevlere atandı. Bir bölümü de emekliliğe zorlandı. Gazetemizin yayına girdiği şu saatlerde ise Genel Kurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı’nın durumları belirlenmiş değil.

URLA YEREL BASIN MEZARLIĞINA DÖNÜŞÜYOR!

07 Ağustos 2010 Yazan GOXEL  
Kategori GUNDEM

Ocak, Yeni Urla, Urla İmece, Ekspres, Yeşil Urla Yarımada, Genç Urla ve Şimdi de Özgür Urla.
Urla’da uzun yıllardır yürekli, özgür ve özgün yayın yapan Ali Rıza Söke’nin tek kişilik ordusunca bugüne gelen ÖZGÜR URLA gazetesi yayın yaşamına “perde” dedi.
Resmi ilan olanağı elinden alınan yerel basının ülke genelinde böyle yüzlerce örneği her geçen gün nefesini kesmek zorunda kalıyor.
Şantaj, yalakalık ve yandaşlık yapanların egemen olduğu medya dünyamız batağa saplanıyor. Güven unsuru erozyona uğruyor. Bir bakıma haksız rekabet ve seviye düşüklüğü yüzünden bindiği dalı kesiyor.
Sayın Ali Rıza Söke ve eşine sağlıklı ve uzun bir ömür dileriz. D. Urla